[ Türk Toraks Dergisi ]
Türk Toraks Dergisi
April 2005, Cilt 6, Sayı 1, Sayfa(lar) 031-036
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığında Günlük Yaşam Aktivitelerinin Değerlendirilmesi
Deniz İnal İnce1, Sema Savcı1, Lütfi Çöplü2, Hülya Arıkan1
1Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, Ankara
2Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara
Summary
Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), hastaların günlük hayattaki aktivitelerini etkilemektedir. Bu çalışmada, orta şiddette ve şiddetli obstrüksiyonu olan KOAH olgularının, günlük yaşam aktivite düzeylerinin karşılaştırılması ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Çalışmaya orta şiddette ve şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan KOAH’lı 35 olgu katıldı. Olgular, solunum fonksiyon testi, arteryel kan gazı analizi, 6 dakikalık yürüme testi, Borg skalası, Medical Research Council Dispne Skalası, Hastane Anksiyete ve Depresyon Skalası ve Günlük Yaşam Aktiviteleri Anketi (Q-ADL) kullanılarak değerlendirildi. şiddetli obstrüksiyonu olan olgularda 6 dakika yürüme mesafesinin, orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardakinden anlamlı olarak daha düşük olduğu (p=0.03); Q-ADL puanının ise, anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p=0.022). Q-ADL puanının, hastalık süresi (r=0.52), depresyon (r=0.50), anksiyete (r=0.47), Borg skalası (r=0.36), 6 dakika yürüme mesafesi (r=-0.38) ve FEV1 (r=-0.35) ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterdiği saptandı (p<0.05). Çoklu doğrusal regresyon analizi sonucuna göre, KOAH tanısıyla izlenme süresi, FEV1 ve sigara öyküsünün, Q-ADL puanını bağımsız olarak tahmin ettirdiği belirlendi (r2=0.52, p=0.031). Sonuç olarak, şiddetli KOAH’ta günlük yaşam aktiviteleri, orta şiddette obstrüksiyonu olan hastalardakine göre, daha belirgin şekilde etkilenmektedir. KOAH’ta, hastalara tanı konmasından itibaren geçen süre, FEV1 ile belirlenen obstrüksiyon düzeyi ve sigara öyküsü, hastaların günlük yaşamdaki fonksiyon düzeylerini belirleyen faktörlerdir.
  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Introduction
    Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), sağlık statüsünde bozulmaya neden olan kronik bir hastalıktır. KOAH’ta, hastalık ilerledikçe hava yolu obstrüksiyonunun şiddetinde artma ve dispne, yorgunluk gibi semptomlarda giderek kötüleşme söz konusudur 1,2. Semptomlar, genellikle merdiven inip çıkma, yürüme, banyo yapma ve hatta yemek yeme gibi günlük aktivitelerin güçleştiği noktaya kadar ilerler 2. KOAH’ın neden olduğu kronik özür, hastaların günlük yaşamdaki bağımsızlıklarını etkileyecek düzeye ulaşabilir 3,4.

    Günlük yaşam aktiviteleri terimi, kişisel kendine bakım aktivitelerini ve bağımsız bir yaşam için gerekli olan günlük işlerdeki performansı tanımlamak için kullanılır. Yemek yeme, banyo yapma, giyinme, hareketlilik gibi günlük yaşamdaki temel kendine bakım aktivitelerini içerir. Bu aktiviteler yapılamadığında, kişi diğer insanlara veya yardımcı aletlere bağımlı hale gelir. Günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin, sağlık hizmetlerini kullanma ve mortalite ile ilişkisi olduğu belirlenmiştir 5-7.

    KOAH ilerleyici bir hastalıktır ve hastalığın şiddeti hastadan hastaya belirgin farklılıklar gösterir. Orta şiddette ve şiddetli KOAH’ta, hastaların günlük yaşam fonksiyonlarında belirgin kısıtlanmalar ortaya çıkar 8. Şiddetli obstrüksiyonu olan hastalarda, hafif veya orta derecede obstrüksiyonu olan hastalarla karşılaştırıldığında, yaşam kalitesinde belirgin bir etkilenme söz konusudur 8,9. KOAH’ta tedavinin amacı, fonksiyonel kapasiteyi artırmak; hastanın günlük yaşamdaki fonksiyonelliğini artırarak, yaşam kalitesini düzeltmektir. Egzersiz kapasitesi ve sağlık statüsünde oluşan değişiklikler her zaman günlük yaşamdaki fonksiyonel düzelmelere yansımayabilmektedir 4. KOAH’lı hastaların günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin ölçülmesi ve etkileyen değişkenlerin belirlenmesi, fonksiyonel kapasiteyi artıracak uygulamaların geliştirilmesi için yön gösterici olabilir 10. Bu nedenle, bu çalışmada, orta derecede ve şiddetli obstrüksiyonu olan KOAH’lı hastalarda, günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin belirlenmesi; solunum fonksiyon testi, arteryel kan gazı analizi, egzersiz kapasitesi, dispne algılaması, anksiyete ve depresyon düzeyi ile olan ilişkisinin araştırılması ve günlük yaşam aktiviteleri düzeyini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Methods
    Çalışmaya, KOAH tanısıyla izlenen klinik olarak stabil 35 (30 erkek, 5 kadın) olgu katıldı. Hastalığın akut alevlenme döneminde olmayan, bronkodilatasyon testiyle 1. saniyedeki zorlu ekspirasyon volümünde (FEV1) %15’ten fazla düzelme göstermeyen ve FEV1 değeri %60’ın altında olan olgular çalışmaya alındı. Olguların yaş ortalaması 60.3±11.9 yıl, boy ortalaması 167.9±8.5 cm ve vücut ağırlığı ortalaması 67.3±14.9 kg’dı. Olguların ortalama vücut kitle indeksi değeri 23.7±8.5 kg/m2 olarak hesaplandı. Hastaların KOAH tanısıyla ortalama izlenme süresinin 10.9±8.0 yıl; sigara öyküsünün ise, 40.6±21.9 paket x yıl olduğu belirlendi. Olgulardan 25’inin (%71.4) herhangi bir işte çalışmadığı; 28’inin (%80) evli olduğu ve 3’ünün (%8.6) yalnız yaşadığı belirlendi. KOAH’lı 18 olgunun orta şiddette (FEV1 %40-60); 17 olgunun ise, şiddetli (FEV1 <%40) hava yolu obstrüksiyonu olduğu saptandı 11. Orta ve şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan olguların özellikleri Tablo I’de sunulmuştur.


    Click Here to Zoom
    Tablo I: Orta şiddette ve şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan olguların özelliklerinin karşılaştırılması

    Solunum fonksiyon testi, spirometre (BTPS 9 L, Vitalograph Ltd, Buckingham, İngiltere) kullanılarak yapıldı. Zorlu vital kapasite (FVC), FEV1, FEV1/FVC ve tepe akım hızı (PEF) değerleri kaydedildi. Teknik olarak kabul edilebilir üç ölçüm sonucunda elde edilen en iyi değer, yaş, cinsiyet ve boydan hesaplanan beklenen değerin yüzdesi olarak ifade edildi 12.

    Arteryel kan gazı analizi için, hasta oda havasını solurken, radyal arterden alınan arteryel kan örneği, kan gazı aleti (AVL Compact I, AVL Medical Instruments AG, Schaffhausen, İsviçre) kullanılarak analiz edildi. Arteryel pH, arteryel karbondioksit parsiyel basıncı (PaCO2), arteryel oksijen parsiyel basıncı (PaO2) ve oksijen satürasyonu (SaO2) kaydedildi.

    Fonksiyonel egzersiz kapasitesi, 6 dakikalık yürüme testi kullanılarak belirlendi 13. Test, 55 metre uzunluğundaki hastane koridorunda yapıldı. Testin bitiminde, 6 dakikada katedilen mesafe, metre cinsinden kaydedildi. Test sırasındaki nefes darlığı algılaması, Borg skalası kullanılarak ölçüldü. Borg skalası, 0-10 puan arasında değişen bir kategori skalasıdır 14. Borg skalasından alınan yüksek puanlar, nefes darlığı algılamasının daha şiddetli olduğunu gösterir. Dispne algılaması Medical Research Council Dispne Skalası (MRC) kullanılarak ölçüldü 15. MRC, hastaların nefes darlığına ilişkin beş ifade arasından, dispne düzeylerini en iyi tanımlayan ifadeyi seçtiği 0-4 puanlık bir kategori skalasıdır. MRC’den alınan yüksek puanlar, nefes darlığı algılamasının daha şiddetli olduğunu gösterir.

    Hastaların günlük yaşam aktivitelerine katılım düzeyi, Günlük Yaşam Aktiviteleri Anketi (Q-ADL) kullanılarak belirlendi 16. Q-ADL, günlük yaşam aktivitelerinde solunum sıkıntısı sonucu oluşan kısıtlanmayı değerlendirir. Anket, 15 kısa aktivite tanımlamasından oluşur. Solunum sıkıntısı nedeniyle yapılamayan veya yapılmasında güçlük çekilen aktivitelerden alınan puanlar, Q-ADL puanının hesaplanmasında kullanılır. Anketten alınan yüksek puanlar, günlük yaşam aktivitelerinde daha fazla kısıtlanma olduğunu gösterir.

    Olguların anksiyete ve depresyon düzeyi, Hastane Anksiyete ve Depresyon Skalası (HADS) kullanılarak belirlendi 17. HADS, anksiyete ve depresyonla ilgili olan toplam 14 maddeden oluşur. Her madde 0-3 puan aralığında puanlanır. Anketten alınan yüksek puanlar, daha şiddetli anksiyete ve depresyon düzeyini gösterir.

    Verilerin analizi SPSS for windows 12.0 (SPSS Inc, Chicago, ABD) kullanılarak yapıldı 18. Değişkenler, aritmetik ortalama±standart sapma, görülme sıklığı ve yüzde olarak ifade edildi. İki grubun ölçümle belirlenen sayısal değerlerinin karşılaştırılması için, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi; ölçümle belirlenen sıralı değişkenlerinin karşılaştırılması için ise, Mann Whitney U testi kullanıldı. Sayımla belirlenen değişkenlerin analizi, ki-kare testi ve Fisher kesin ki-kare testi kullanılarak yapıldı. Veriler arasındaki ilişkilerin analizi için Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Günlük yaşam aktiviteleri düzeyini tahmin eden değişkenlerin belirlenmesi amacı ile çoklu doğrusal regresyon analizi uygulandı. Yanılma olasılığı p<0.05 olarak alındı.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Results
    Orta şiddette ve şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan olgular arasında yaş, cinsiyet dağılımı, boy, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, sigara öyküsü, KOAH tanısıyla izlenme süresi ve eğitim süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05, Tablo I).

    Şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan olguların FVC, FEV1, FEV1/FVC, PEF, PaO2 ve SaO2 değerlerinin, orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardakinden anlamlı olarak daha düşük olduğu belirlendi (p<0.05, Tablo II). Şiddetli obstrüksiyonu olan olgularda, PaCO2 değeri anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05, Tablo II).


    Click Here to Zoom
    Tablo II: Orta şiddette ve şiddetli hava yolu obstrüksiyonunda solunum fonksiyon testi, arteryel kan gazı analizi ve efor testi sonuçlarının karşılaştırılması

    Şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan olgularda 6 dakika yürüme mesafesinin, orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardakinden anlamlı olarak daha düşük olduğu belirlendi (p<0.05, Tablo II). Orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardan hiçbirinin; şiddetli obstrüksiyonu olan olgulardan 14’ünün (%82.4) yürüme testi öncesinde nefes darlığının olmadığı saptandı. İki grubun 6 dakikalık yürüme testi öncesi ölçülen nefes darlığı düzeyi arasında, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05, Tablo II). Yürüme testinin bitiminde, orta şiddette obstrüksiyonu olan 9 (%50) olgu, 1 (çok hafif) ile 5 (şiddetli) arasında değişen nefes darlığı olduğunu ifade etti. Şiddetli obstrüksiyonu olan 13 (%76.5) olgu, 1 (çok hafif) ile 10 (çok çok şiddetli) arasında değişen nefes darlığı olduğunu belirtti. Her iki grupta da 6 dakikalık yürüme testinin bitiminde nefes darlığı algılamasında anlamlı bir artış olmasına rağmen (p<0.05), iki grubun istirahat ve efor dispne algılaması fark değerleri (DBorg skalası) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0.05, Tablo II).

    İki grubun MRC ile ölçülen fonksiyonel dispne algılaması ve HADS ile ölçülen anksiyete ve depresyon düzeyinin birbirine benzer olduğu saptandı (p>0.05, Tablo III). Şiddetli obstrüksiyonu olan olguların Q-ADL puanının, orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardakinden anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.05, Tablo III). KOAH olgularında Q-ADL puanının, hastalık süresi (r=0.52, p=0.001), HADS depresyon puanı (r=0.50, p=0.004), HADS anksiyete puanı (r=0.47, p=0.008), efor sırasındaki dispne algılaması (r=0.36, p=0.033), 6 dakika yürüme mesafesi (r=-0.38, p=0.024) ve FEV1 (r=-0.35, p=0.038) ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterdiği saptandı.


    Click Here to Zoom
    Tablo III: Orta şiddette ve şiddetli havayolu obstrüksiyonunda, dispne algılaması, anksiyete ve depresyon düzeyi ve günlük yaşam aktiviteleri düzeylerinin karşılaştırılması

    Çoklu doğrusal regresyon analizi sonucuna göre, KOAH tanısıyla izlenme süresi, FEV1 ve sigara öyküsünün, Q-ADL puanını bağımsız ve anlamlı olarak tahmin ettirdikleri belirlendi. Bu üç değişkenin, Q-ADL puanındaki değişikliğin %52’sini açıkladıkları saptandı (Tablo IV). Q-ADL puanını tanımlayan regresyon eşitliği aşağıdaki gibidir: Q-ADL puanı = 0.80 + (0.49 x hastalık süresi) – (0.50 x FEV1) – (0.34 x sigara öyküsü); r = 0.72, r2 = 0.52, F (3,27) = 9.83, p<0.001.


    Click Here to Zoom
    Tablo IV: Günlük yaşam aktivitesi düzeyini tahmin ettiren çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçları
  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Disscussion
  • References
  • Discussion
    Bu çalışmada, şiddetli obstrüksiyonu olan KOAH’lı olguların günlük yaşam aktiviteleri düzeyinde, orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardakine göre daha fazla kısıtlanma olduğu belirlendi. Günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin, KOAH tanısıyla izlenme süresi, depresyon ve anksiyete düzeyi, efor sırasındaki dispne algılaması, 6 dakikalık yürüme testi mesafesi ve FEV1 ile ilişkili olduğu saptandı. Hastalık süresi, FEV1 ve sigara öyküsünün günlük yaşam aktiviteleri düzeyindeki farklılığın %52’sini açıkladıkları belirlendi.

    KOAH’ta hastalık ilerledikçe, dispne ve yorgunluk gibi semptomlar nedeniyle fiziksel aktivite düzeyinde azalma meydana gelir 1,2. Sedanter yaşam biçiminin yarattığı etkiyle birleşince, hastaların günlük hayattaki temel fonksiyonları yerine getirmeleri giderek zorlaşır 1. Aktiviteler sırasında, metabolik ve ventilatuar gereksinimlerde normalin ötesinde bir artış meydana gelir. Özellikle üst ekstremitenin kullanıldığı basit günlük aktivitelerin yapılması, oksijen ihtiyacında artışa ve aktivite sırasında ventilatuar rezervin daha büyük bir yüzdesinin kullanılmasına neden olur 19. Bunun sonucunda, nefes darlığı algılamasında artış ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanma meydana gelir 19,20. Bu çalışmada, şiddetli obstrüksiyonu olan olguların günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin orta şiddette obstrüksiyonu olan olgulardakinden daha fazla kısıtlandığını saptadık. Çalışmamızda, 6 dakikalık yürüme testi ile ölçülen efor kapasitesinin şiddetli obstrüksiyonu olan grupta daha düşük olması ve efor testi sırasında ölçülen dispne algılamasının Q-ADL puanıyla ilişkili olması, bu sonucu desteklemektedir.

    Çalışmamızda KOAH tanısı konulmasından itibaren geçen sürenin, hastaların Q-ADL ile ölçülen günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin %31’ini açıkladığını belirledik. Bu sonuç, hastalık süresinin hastaların günlük yaşamdaki performanslarına ilişkin algılamalarını belirgin şekilde etkilediğini ifade eder. Hastalık süresinin uzamasıyla birlikte, semptomların belirginleşmesine neden olarak, hastaların günlük yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli aktivite düzeyini etkilemektedir. Hastaların tanı konulur konulmaz, egzersiz eğitiminin yanı sıra, enerji koruma teknikleri ve günlük yaşam aktivitelere ait eğitimini de içeren pulmoner rehabilitasyon programlarına katılımlarının sağlanması yararlı olabilir 4,21,22.

    Önceki çalışmalarda, günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin FEV1 ile orta derecede negatif bir korelasyon gösterdiği saptanmıştır 16. KOAH’ta FEV1, hava yolu obstrüksiyonu ve mortalitenin güvenilir bir göstergesidir 23. FEV1’deki azalmanın, yaşam kalitesinde bozulmayla ilgili olduğu gösterilmiştir 8,24. Bu çalışmada, FEV1’in, Q-ADL puanındaki varyansın sadece %12’sini açıkladığını belirledik. Bu sonuç, KOAH’ta obstrüksiyon şiddetinde oluşan artmanın, günlük yaşam aktiviteleri düzeyini etkileyen tek faktör olmadığını göstermektedir.

    Sigara içilmesi, KOAH gelişimine neden olan en önemli faktördür. KOAH’lı hastaların akciğer fonksiyonları, sigara içmeyenlerinkine göre belirgin olarak daha kötüdür 23. Sigara içmeyi sürdürenlerin sağlık statüsünde, sigarayı bırakmış olanlardakinden daha fazla bozulma ortaya çıkar 25. Sigara içmeyi sürdürmenin, pulmoner rehabilitasyon programına katılımı engelleyen önemli bir faktör olduğu saptanmıştır 26. Bunun yanı sıra, günlük yaşam aktiviteleri düzeyini de etkilemesi, sigaranın mümkün olduğunca erken dönemde bırakılması konusunu bir kez daha gündeme getirmektedir 27,28.

    Bu çalışmada, Q-ADL puanı ve 6 dakikalık yürüme testinde katedilen mesafe arasında zayıf bir ilişki olduğu ve mesafenin günlük yaşam aktiviteleri düzeyini tahmin ettiren faktörler arasında yer almadığı saptanmıştır. Benzer şekilde, Kennedy ve arkadaşları (1994), Q-ADL kullandıkları çalışmalarında, günlük yaşam aktiviteleri düzeyinin 6 dakika yürüme mesafesiyle ilişkili olmadığını göstermişlerdir 16. Bu sonuç, iki ölçümün KOAH’lı hastanın sağlık statüsünde birbirinden farklı boyutları ölçmesinden kaynaklanmaktadır. 6 dakikalık yürüme testi, yürüme gibi günlük yaşama ait tek bir fonksiyonu ölçerken 29, Q-ADL hastanın günlük yaşama ait birçok aktiviteyle ilgili performansını ve hastanın bu aktiviteler sırasında solunum sıkıntısı nedeniyle yaşadığı kısıtlanmanın derecesini değerlendirir 16. Bu nedenle, KOAH’ın hastanın günlük hayatına yansıması ölçülmek istendiğinde, çalışma örnekleminin özelliklerine uygun ve günlük yaşam aktivitelerine yönelik olarak geliştirilmiş özel ölçüm yöntemlerinin kullanılması gerekir.

    Çalışmamızda, orta şiddette ve şiddetli obstrüksiyonu olan hastaların istirahatteki dispne algılaması ve MRC ile ölçülen fonksiyonel dispne algılaması arasında anlamlı bir farklılık bulunmadı. Benzer şekilde, MRC’nin Q-ADL puanını açıklayan faktörler içinde yer almadığı saptandı. MRC, dispneye neden olan aktivite tanımlamalarından oluşur ve nefes darlığı algılamasına yoğunlaşan bir ölçüm sağlar 3. Q-ADL ise, solunum sıkıntısı kavramını kullanır ve aktivite düzeyine yoğunlaşır 16. Bu nedenle, MRC ile arasında ilişki olmaması, anketin günlük yaşam aktiviteleri ve solunum sıkıntısı arasındaki etkileşimi belirlemesinden kaynaklanmış olabilir.

    Orta şiddette ve şiddetli obstrüksiyonu olan hastalarda, HADS ile ölçülen anksiyete ve depresyon düzeyi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığını; KOAH’lı hastalarda anksiyete ve depresyon düzeyinin Q-ADL ile anlamlı bir ilişki gösterdiğini saptadık. Bu sonuç, fiziksel aktivitenin sürdürülebilmesi için psikolojik iyi olma halinin devamlılığının önemli olduğu sonucunu desteklemektedir 30. Anksiyete ve depresyon düzeyinin Q-ADL puanına katkılarının olmaması, hastalarımızın HADS’den aldıkları puanın klinik düzeyin altında olmasından kaynaklanabilir 17.

    Sonuç olarak, günlük yaşam aktivitelerindeki performans belirlenirken, solunum hastaları için geliştirilen ölçümler kullanılmalıdır. Orta şiddette ve şiddetli hava yolu obstrüksiyonu olan hastalar arasında günlük yaşam aktivitelerindeki kısıtlanma açısından farklılık vardır. KOAH’ta hastalara tanı konulmasından itibaren geçen süre, FEV1 ile belirlenen obstrüksiyon düzeyi ve sigara öyküsü, hastaların günlük yaşamdaki fonksiyon düzeylerini belirleyen faktörlerdir.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Discussion
  • References
  • References

    1) Belza B, Steele BG, Hunziker J et al. Correlates of physical activity in chronic obstructive pulmonary disease. Nurs Res 2001;50:195-202.

    2) Falter LB, Gignac MA, Cott C. Adaptation to disability in chronic obstructive pulmonary disease: neglected relationship to older adults’ perceptions of independence. Disabil Rehabil 2003;25:795-806.

    3) Bestall JC, Paul EA, Garrod R et al. Usefulness of the Medical Research Council (MRC) dyspnoea scale as a measure of disability in patients with chronic obstructive pulmonary disease. Thorax 1999;54:581-6.

    4) Morgan MD. The prediction of benefit from pulmonary rehabilitation: setting, training intensity and the effect of selection by disability. Thorax 1999;54 (Suppl 2):3-7.

    5) Branch L, Jette A, Evashwick C et al. Toward understanding elders’ health service utilization. J Community Health 1981;7:80-92.

    6) Manton KG. A longitudinal study of functional change and mortality in the United States. J Gerontol 1988;43:S153-61.

    7) Yohannes AM, Baldwin RC, Connolly M. Mortality predictors in disabling chronic obstructive pulmonary disease in old age. Age Ageing 2002;31:137-40.

    8) Curtis JR, Deyo RA, Hudson LD. Pulmonary rehabilitation in chronic respiratory insufficiency. 7. Health-related quality of life among patients with chronic obstructive pulmonary disease. Thorax 1994;49: 162-70.

    9) Monso E, Fiz JM, Izquierdo J et al. Quality of life in severe chronic obstructive pulmonary disease: correlation with lung and muscle function. Respir Med 1998;92:221-7.

    10) Jette DU, Manago D, Medved E et al. The disablement process in patients with pulmonary disease. Phys Ther 1997;77:385-94.

    11) British Thoracic Society. BTS guidelines for the management of chronic obstructive pulmonary disease. The COPD Guideline Group of the Standards of Care Committee of the BTS. Thorax 1997;52 (Suppl 5):S1-28.

    12) Knudson RJ, Slatin RC, Lebowitz MD, Burrows B. The maximal expi ratory flow volume curve: Normal standards, variability, and effects of age. Am Rev Respir Dis 1976;113:587-600.

    13) American Thoracic Society. ATS statement: guidelines for the six-minute walk test. Am J Respir Crit Care Med 2002;166:111-7.

    14) Borg GA. Psychophysical bases of perceived exertion. Med Sci Sports Exerc 1982;14:377-81.

    15) Sweer L, Zwillich CW. Dyspnea in the patients with chronic obstructive pulmonary disease: Etiology and management. Clin Chest Med 1990;11:417-45.

    16) Kennedy SM, Desjardins A, Kassam A et al. Assessment of respiratory limitation in activities of daily life among retired workers. Am J Respir Crit Care Med 1994;149:575-83.

    17) Zigmond AS, Snaith RP. The hospital anxiety and depression scale. Acta Psychiatr Scand 1983;67:361-70.

    18) Green SB, Salkind NJ, Akey TM. Using SPSS for windows: analyzing and understanding data. 2nd ed. New Jersey: Prentice Hall; 2000.

    19) Velloso M, Stella SG, Cendon S et al. Metabolic and ventilatory parameters of four activities of daily living accomplished with arms in COPD patients. Chest 2003;123:1047-53.

    20) Carter R, Nicotra B, Huber G. Differing effects of airway obstruction on physical work capacity and ventilation in men and women with COPD.Chest 1994;106:1730-9.

    21) Meek PM, Lareau SC. Critical outcomes in pulmonary rehabilitation: assessment and evaluation of dyspnea and fatigue. J Rehabil Res Dev 2003;40 (5 Suppl 2):13-24.

    22) Fahy BF. Pulmonary rehabilitation for chronic obstructive pulmonary disease: a scientific and political agenda. Respir Care 2004;49:28-36.

    23) Siafakas NM, Vermeire P, Pride NB et al. ERS-consensus statement: optimal assessment and management of chronic obstructive pulmonary disease (COPD). Eur Respir J 1995;8:1398-420.

    24) Peruzza S, Sergi G, Vianello A et al. Chronic obstructive pulmonary disease (COPD) in elderly subjects: impact on functional status and quality of life. Respir Med 2003;97:612-7.

    25) Spencer S, Calverley PMA, Burge PS, Jones PW; ISOLDE Study Group. Health status deterioration in patients with chronic obstructive pulmonary disease. Am J Respir Crit Care Med 2001;163:122-8.

    26) Young P, Dewse M, Fergusson W, Kolbe J. Respiratory rehabilitation in chronic obstructive pulmonary disease. Eur Respir J 1999;13:855-9.

    27) Xu X, Dockery DW, Ware JH et al. Effects of cigarette smoking on rate of loss of pulmonary function in adults: a longitudinal assessment. Am Rev Respir Dis 1992;146:1345-8.

    28) Anthonisen NR, Connett JE, Kiley JP et al. Effects of smoking intervention and the use of an inhaled anticholinergic bronchodilator on the rate of decline of FEV1: the Lung Health Study. JAMA 1995;272: 1497-505.

    29) Weaver TE, Narsavage GL. Physiological and psychological variables related to functional status in chronic obstructive pulmonary disease. Nurs Res 1992;41:286-91.

    30) Ruuskanen JM, Ruoppila I. Physical activity and psychological well-being among people aged 65 to 84 years. Age Ageing 1995;24:292-6.

  • Top
  • Abstract
  • Introduction
  • Methods
  • Results
  • Discussion
  • References