[ Türk Toraks Dergisi ]
Türk Toraks Dergisi
Aralık 2010, Cilt 11, Sayı 4, Sayfa(lar) 173-180
Akciğer Kanserinde Yeni Evreleme Sistemi
DOI: 10.5152/ttd.2010.28
Ahmet Selim Yurdakul
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye
Özet
Akciğer kanserinin tedavisindeki ilk aşama hastalığın evresinin tanımlanmasıdır. Uluslararası Akciğer Kanseri Çalışma Örgütü (IASCL), 1997 yılında tanımlanan uluslararası evreleme sisteminde birçok problem bulunduğundan dolayı yeni bir akciğer kanseri evreleme projesi gerçekleştirmiştir. Bu makalede, Uluslararası Kanserle Mücadele Birliği (UICC) ve Amerikan Kanser Birliği (AJCC) tarafından da kabul edilen akciğer kanserinde yeni evreleme sistemindeki tümör, lenf nodu ve metastaz (TNM) ifadeleri ve evre gruplarının tanımı için IASCL tarafından oluşturulan Uluslararası evreleme komitesinin önerileri özetlenmiştir. (Tur Toraks Der 2010; 11: 173-80)
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Akciğer kanseri hem insidans hem de mortalite açısından dünyada başta gelen malignitedir ve 2002 yılı itibarı ile 1.35 milyon yeni vaka ile tüm yeni saptanan kanserlerin %12.4'ünü temsil etmektedir. Aynı zamanda, 1.18 milyon ölüm ile kanserden ölümlerin de en sık nedenini oluşturmaktadır 1,2. Türkiye'de yaşa standardize edilmiş akciğer kanseri insidansı; erkeklerde yüzbinde 75.8, kadınlarda yüzbinde 9.6'dır 3. Bu kadar sık görülen akciğer kanserinin tanı ve tedavisinde de yıllar içinde gelişmeler olmaktadır. Akciğer kanserinin tedavisindeki ilk adım hastaların doğru bir şekilde evrelemesinin yapılmasıdır. Evreleme sisteminin amaçları;

    • İletişim için yaygın ve aynı bir dilin kullanımını sağlamak,
    • Homojen hasta gruplarını elde etmek,
    • Benzer yaşam sürelerine sahip grupları tanımlamak,
    • Tedavi algoritimlerinin seçiminde evre gruplarına göre karar vermek,
    • Benzer biyolojik davranış gösteren grupları tanımlamaktır.

    Akciğer kanserinde evreleme çalışmaları yıllar içinde farklılıklar göstermiştir. Primer tümörün durumu (T), bölgesel lenf nodları (N) ve metastatik tutuluma (M) dayalı akciğer kanserinin sınıflandırıldığı ilk sistem Denoix tarafından 1946 yılında önerilmiştir 4. Ancak bu yapılan ilk öneri esas olarak cerrahlar tarafından kullanılmaktaydı. Çünkü o yıllardaki en etkili tedavi şekli sadece cerrahi idi. 1953 yılında Uluslararası Kanserle Mücadele Birliği (UICC) TNM sistemine dayalı tümörlerin anatomik sınıflandırılması için bir komite kurdu. 1968 yılında bu komite malign tümörlerin TNM sınıflandırılmasını ilk kez yayınladıktan sonra 1973 yılında Amerikan Kanser Birliği (AJCC) TNM sistemine dayalı olarak kendi sınıflandırmasını yaptı ve tümörleri üç evreye ayırdı. Evre I ve II operabl, evre III ise inoperabl tümör olarak sınıflandırıldı. 1974 yılında da Mountain ve arkadaşları “akciğer kanserinin klinik evrelemesi için bir yöntem” başlıklı çalışması ile 2155 küçük hücreli dışı akciğer kanserli (KHDAK) hastada TNM evreleme sistemini yayınladı ve prognozun evrelemedeki rolünü gösterdi (Tablo 1) 5.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Mountain ve arkadaşlarının 1974’de KHDAK’li hastalarda önerdiği TNM evreleme sistemi

    1986 yılında ise evreleme sisteminde 3753 hastada hem UICC hem de AJCC`nin kabul ettiği ilk düzeltme gerçekleştirildi. Bu düzeltmede yapılan en önemli değişiklik evre III'ün, A ve B olarak iki gruba ayrılması ve uzak metastazları olan hastaları içeren evre IV grubunun eklenmesi idi (Tablo 2) 6.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: UICC ve AJCC’nin TNM evreleme sistemindeki ilk düzeltmesi

    Uluslararası evreleme sistemi olarak kabul edilen bu sınıflandırma 1997 yılında 5319 hastanın verileri değerlendirilerek ikinci kez düzenleme yapıldı 7. Bu düzenlemede primer tümörle aynı lob içerisinde yer alan satellit tümörler T4, aynı taraf akciğer içinde yer alan ancak primer tümör ile aynı lobda olmayan metastatik nodül ise M1 olarak değerlendirildi. Ayrıca evre I ve evre II, A ve B alt gruplara ayrıldı ve evre IIIA'da yer alan T3N0M0 evre IIB'ye alındı (Tablo 3).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: 1997 yılında önerilen TNM sınıflandırması

    Ancak 1997 yılında revize edilen uluslararası evreleme sisteminde birçok negatif yön ve problem mevcuttu. Bu önemli sorunlar;

    • Olguların büyük kısmının tek bir enstitünün verileri olması
    • Sınırlı sayıda hasta olması (Alt gruplar için oldukça az sayıda hasta bulunması)
    • Kullanılan verilerin üzerinden uzun bir zamanın geçmiş olması
    • Kullanılan verideki hastaların çoğunun cerrahi olarak tedavi edilmiş olması
    • İnternal ve eksternal geçerliliklerinin yapılmamış olması
    • Hastaların değerlendirilmesinde modern görüntüleme tekniklerinin kullanılmamış olması
    • Hastaların tedavisinde modern tedavi yöntemlerinin ve multimodal tedavilerin kullanılmamış olması olarak belirtilmiştir.

    Bu problemler nedeniyle 1997 yılında revize edilen uluslararası evreleme sisteminin geliştirilmesi ve tekrar düzenlenme ihtiyacı doğmuştur. Bunun üzerine Uluslararası Akciğer Kanseri Çalışma Örgütü (IASLC: International Association for the Study of Lung Cancer) “Akciğer Kanseri Evrelemesi Projesi” adı altında bir proje gerçekleştirdi. Bu proje için İngiltere'den P. Goldstraw başkanlığında bir ekip kuruldu ve bazı parametreler için alt komiteler oluşturuldu 8,9:

    A. T tanımlayıcısı: Rami-Porta ve ark.
    B. N tanımlayıcısı: Rusch ve ark.
    C. M tanımlayıcısı: Postmus ve ark.
    D. Prognostik faktörler: Sculier ve ark.
    E. Nodal yapı: Tsuchiya ve ark.
    F. Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK): Shepherd ve ark.
    G. Güvenilirlik ve methodoloji: Groome ve ark.

    Bu çalışma için 1990-2000 tarihleri arasında akciğer kanseri tanısı konulan “Hasta kayıtları”, “Klinik çalışmalar”, “Cerrahi seriler” ve “Hastane serilerini” içeren veriler kullanılmıştır. Çalışmaya alınan hastalar 20 ülke, 45 farklı kaynaktan minimum ortalama 5 yıllık takip edilmiş olan toplam 100.869 olguyu kapsamakta idi. 100.869 olgudan yeterli takip ve evre bilgisi olan 81.495 hasta çalışma için değerlendirmeye alınmıştır ve bu olgular içinde 68.463 olgu KHDAK, 13.032 olgu ise KHAK olarak tespit edilmiştir. Bu hastaların %41'ine cerrahi, %11'ine radyoterapi, %23'üne kemoterapi, %25'ine ise kombine tedaviler uygulanmıştır. Çalışma verileri ve istatistiksel analizler Amerika'da Seattle'da yer alan Kanser Araştırma ve Biyoistatistik merkezinde yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda T, N ve M tanımlayıcısında bazı değişiklikler önerilmiştir 8-10.

    A) T tanımlayıcısında önerilen değişiklikler
    Çalışmaya alınan 100.869 olgudan T tanımlayıcısı kriterlerine uyan 18.198 olgu inceleme için değerlendirmeye alınmıştır. Bu hastalar Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Avustralya'yı içeren dört farklı coğrafi bölgeden bildirilen hastalardı. Değerlendirmeye alınan olgulardan 5760 olgu klinik T tanımlayıcısı, 15.243 olgu ise patolojik T tanımlayıcısı olarak değerlendirmeye alınmıştır ve metastatik olgular değerlendirme dışı bırakılmıştır. Patolojik T tanımlayıcısı olarak incelenen olguların %64'ü pN0, %19'u pN1, %17'si pN2, %0.5'i pN3 ve %0.3'ü pT4Nx olarak sınıflandırılmıştır. Tümör boyutu açısından yapılan incelemeler sonucunda tümör boyutunun kuvvetli bir prognostik faktör olduğu ve farklı boyutlardaki tümörlerin farklı prognozlara sahip olduğu görülmüştür. Değerlendirmeler sonucunda 2, 3, 5 ve 7 cm boyutlarının istatistiksel olarak anlamlı farklı bir prognoza sahip olduğu görülmüştür (Tablo 4). Sağkalım sonuçları boyuta göre değerlendirildiğinde, T1 (≤3cm), T2 (3cm7cm) grupları oluşturulmuştur. Aynı zamanda T1 tümörler T1a (≤2cm) ve T1b (2cm11.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 4: T boyutlarına göre sağkalım süreleri

    1997'deki TNM sınıflamasına göre tümör boyutu haricinde çalışmaya alınan T3 ve T4 olgular ise;

    1. pT3
    2. Aynı lobda tümör nodülü nedeniyle pT4 olanlar
    3. Plevral yayılım nedeniyle pT4 olanlar
    4. Diğer nedenlerle pT4'ler
    5. Aynı taraf akciğerde tümör nodülü nedeniyle pM1 olgular olmak üzere 5 grup altında incelenmiştir.

    Yapılan değerlendirmeler sonuçunda aynı lob içinde yer alan satellit tümörlerin yaşam sürelerinin diğer nedenlerle T4 olarak sınıflandırılan gruplardan daha iyi olduğu ve T3 grubundaki olgular ile benzerlik gösterdiği görülmüştür (Tablo 5) 11.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 5: pT3, pT4 ve aynı taraf akciğerde tümör nodülü nedeniyle pM1 olan olguların sağkalım süreleri

    Aynı zamanda klinik olarak karşımıza çok sık çıkan malign plevral efüzyonu olan hastalar detaylı olarak incelendiğinde yaşam sürelerinin diğer nedenler ile T4 olarak kabul edilen olgulara göre çok daha kısa olduğu görülmüştür (Tablo 6).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 6: Plevral yayılımı olan olgular ile diğer nedenler ile T4 olarak kabul edilen olguların sağkalım süreleri

    Tüm bu sonuçlar değerlendirildiğinde aynı lobda ayrı tümör nodülleri T3, aynı tarafta farklı lobdaki tümör nodülleri T4 ve klinik plevral yayılım saptanan olgular M1a olarak kabul edilmiştir 11. Visseral plevra invazyonu, kısmi atelektazi gibi diğer T2 olguları ve diğer nedenlere bağlı T3 ve T4 olguların sayısı çok az olduğu için değerlendirmeler yapılamamıştır.

    T tanımlayıcısındaki yapılan değişiklikler özetlenecek olursa;

    1. Tümör ≤3cm ise T1
    a. Tümör ≤2cm T1a
    b. 2cm 2. 3cm a. 3cm b. 5cm 3. Tümör >7cm ise T3
    4. Aynı lobda ayrı tümör nodülleri T3
    5. Aynı tarafta farklı lobda yer alan tümör nodülleri T4
    6. Klinik plevral yayılım saptanan olgular M1a

    B) Lenf bezi (N) tanımlamasında yeni öneriler:
    Akciğer kanserinin evrelendirilmesinde lenf bezi tutulumunun önemi çok büyüktür. Bu projede klinik olarak uzak metastazı olmayan (cM0) ve klinik N evrelemesi yapılmış (cN) 38.265 olgu olduğu ve bu olgulardan cerrahi tedavi uygulanan ve patolojik lenf nodu (N) bilgisi olan 28.371 olgu bulunduğu görülmüştür. N1 ve N2 alt gruplarının yaşam sürelerinin analizi için indüksiyon tedavisi uygulanmamış, başarılı bir cerrahi uygulanan ve R0 rezeksiyon yapılan 2876 pN1 ve pN2 olguları değerlendirmeye alınmıştır. Bu olguların %60'ı Japonya, %24'ü Avrupa, %13.2'si Kuzey Amerika ve %2.6'sı ise Avusturalya ve Tayvan'dan alınan olgulardan oluşmaktaydı. Olguların çok büyük bir kısmını Japonya'dan gelen olgular oluşturmakta idi ve cerrahi uygulanan bu olgular Naruke lenf nodu haritasına göre evrelendirilmiştir. Diğer tüm ülkelerden gelen olgular ise ATS'nin önerdiği Mountain-Dresler (MD-ATS) haritalama sistemine göre evrelendirilmiştir.

    Klinik NM0 (Herhangi bir T) olan 38.265 olgu lenf nodlarının tutulumu ve yaşam süreleri açısından incelendiğinde cN0 olguların medyan 40 ay, cN3 olguların ise 9 ay olduğu görülmüştür (Tablo 7) 12.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 7: M0 ve herhangi bir T olan olgularının klinik N (cN) durumuna göre yaşam süreleri

    Patolojik olarak lenf nodu evrelemesi yapılan 28.371 olgu (pNM0 ve herhangi bir T) incelendiğinde pN0 olgularda yaşam süreleri pN3 olgulara göre beklenildiği gibi daha uzun olarak bulunmuştur (Tablo 8) 12.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 8: M0 ve herhangi bir T olan olgularının patolojik N (pN) durumuna göre yaşam süreleri

    Naruke lenf nodu haritası cerrahi referansları temel alırken MD-ATS ise radyolojik referansları temel alır. Bu iki haritalama sisteminde birçok farklılıklar bulunmakla birlikte en temel farklılıklardan biri, ana bronşun alt sınırı boyunca yer alan subkarinal boşlukta yer alan lenf nodları Naruke haritalamasına göre 10. istasyon yani N1 olarak değerlendirilmiştir. Ancak MD-ATS haritalamasında 7. istasyon yani N2 olarak nitelendirilmiştir. Bu nedenle çalışmaya alınan olguları retrospektif olarak değerlendirmek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle yapılan tartışmalara yol gösterecek şekilde Naruke ve MD-ATS lenf nodu haritalarını birleştirerek daha çok sayıda olgunun lenf nodlarının analizini yapmak ve standart hale getirme imkanı araştırılmış ve yeni haritalama sistemi meydana getirilmiştir. Bu yeni haritalama sisteminde lenf nod istasyonları 6 zona ayrılmaktadır (Şekil 1) 7,12,13:


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: N tanımlanmasında önerilen yeni lenf bezi haritalaması

    1. Üst zon: (1-4. düzey)
    2. Aortikopulmoner zon (AP zon): (5. ve 6. düzey)
    3. Subkarinal zon: (7. düzey)
    4. Alt zon: (8. ve 9. düzey)
    5. Hiler zon: (10. ve 11. düzey)
    6. Periferal zon: (12-14. düzey)

    Bu zonlara ayrıldıktan sonra indüksiyon tedavisi uygulanmadan rezeksiyon uygulanan olgular içinde 3 farklı prognostik grup değerlendirmeye alınmıştır 12.

    1. Tek zon N1
    2. Multipl zon N1 ya da tek zon N2
    3. Multipl zon N2

    Yapılan değerlendirmeler sonucunda tek zonda N1 olan olguların yaşam sürelerinin multipl zon N1 ya da tek zon N2 olgulara göre daha uzun olduğu ancak multipl zon N1 ile tek zon N2 olguların yaşam sürelerinin farklı olmadığı görülmüştür (Tablo 9) 12.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 9: Tek zon N1, multipl zon N1 ya da tek zon N2 ve multipl zon N2 olgularının yaşam süreleri

    Tablodan da anlaşılacağı gibi lenf bezlerinin evrelemesinde N1a (Tek zon N1), N1b (Multipl zon N1), N2a (Tek zon N2) ve N2b (Multipl zon N2) olarak değerlendirmeye alınması düşünülmüştür. Ancak bu alt grupları değerlendirmek için yeterli sayıda hasta olmadığı için herhangi bir değişiklik önerisi yapılamamıştır. Şu anda kullandığımız N1, N2 ve N3 evreleme sistemini değiştirecek yeni bir öneri yapılamadığından lenf nodları açısından eski evreleme sisteminin kullanılmaya devam edilmesi önerilmiştir 12.

    Sonuç olarak N (bölgesel lenf nodu) evreleme tanımları aşağıdaki gibi son halini almıştır;

    • N0: Lenf nodu metastazı yok
    • N1: Aynı taraf peribronşiyal/hiler lenf nodu metastazı veya primer tümörün direkt invazyonu ile intrapulmoner lenf nodu
    • N2: Aynı taraf mediastinal ve/veya subkarinal lenf nodu metastazı
    • N3: Karşı taraf mediastinal veya hiler, aynı taraf veya karşı taraf supraklavikuler veya skalen lenf nodu metastazı

    C) M Tanımlayıcısında yeni öneriler:
    M tanımlayıcısı açısından yeni bir değişiklik olup olmadığının araştırılması için 6596 olgu değerlendirmeye alınmıştır (Tablo 10).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 10: M1 tanımlayıcısı açısından incelenen olgular ve kategorileri

    Yapılan değerlendirmeler sonucunda malign plevral efüzyonu olan ve diğer metastatik bir tutulumu olmayan olguların yaşam süreleri medyan 8 ay bulunurken, diğer klinik T4M0 (Herhangi bir N) olan olgularda yaşam sürelerinin medyan 13 ay olduğu ve karşı taraf akciğerde nodül bulunan olgularla benzerlik gösterdiği görülmüştür (Tablo 11) 14.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 11: M Tanımlayıcısı olarak incelenen olgularının yaşam süreleri

    Çalışmaya alınan olguların yaşam süreleri incelendiğinde TNM sistemindeki yer alan M'in; M1a ve M1b olarak ikiye ayrılmasının uygun olacağı düşünülmüştür 14.

    Sonuç olarak M tanımlayıcısı aşağıdaki gibi son halini almıştır;

    1. Plevral ya da perikardial malign sıvı ya da nodül M1a
    2. Karşı akciğerdeki nodüller M1a
    3. Akciğer ya da plevra dışındaki uzak metastazlar M1b
    Tüm bu değişiklikler çerçevesinde şekillenen yeni evreleme sistemi tüm tanımlarıyla Tablo 12 ve 13'de verilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 12: Yeni akciğer kanseri evreleme sistemi


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 13: Yeni evreleme sistemindeki TNM sistemi

    Küçük Hücreli Akciğer Kanseri
    Küçük Hücreli Akciğer Kanseri, biyolojik ve klinik davranışı ile KHDAK'nden oldukça farklıdır. KHAK'de TNM evreleme sistemi sadece cerrahi ya da cerrahi tedaviyi de içeren multimodal tedavileri içeren küçük hasta serilerinde uygulanmış olmasına rağmen; cerrahi şansının çok az olduğu ve tedavinin belirlenmesinde genellikle hastalığın bir hemitoraksa sınırlı olup olmamasının rol oynadığı bu kanser tipinde, “sınırlı” ve “yaygın” olarak ikili evreleme sistemi klinik pratikte çok daha yaygın olarak kullanılmaktadır. KHAK'de ilk evreleme sistemi 1958 yılında Veteran's Administration Lung Cancer Study Grup (VALSG) tarafından sınırlı ve yaygın hastalık olarak kullanılmıştır 15. Tümör köken aldığı hemitoraksla sınırlı, aynı taraf mediasten, supraklavikuler lenf nodlarında tutulum var ve ekstratorasik tutulum yoksa “sınırlı hastalık”, tümör bir hemitoraksa sınırlı değil ve uzak metastaz var ise “yaygın hastalık” olarak değerlendirilmiştir. 1989 yılında ise IASLC tarafından evrelemede değişiklik önerilmiştir (Modifiye VALG) 16. Tümör bir hemitoraksa sınırlı; aynı ya da karşı tarafa hiler, mediastinal ve supraklavikular lenf bezi metastazı; aynı taraf plevral effüzyon (sitoloji +/-) ise “sınırlı hastalık” (TNM'ye göre Evre I, II, III) olarak değerlendirilirken, sınırlı hastalık kapsamına girmeyen tümör ise “yaygın hastalık” (TNM'ye göre Evre IV) olarak nitelendirilmiştir.

    Amerikan Kanser Birliği ve UICC tarafından önerilen TNM sistemi KHAK için de uygulanabilir ancak KHAK olgularının %5'ten daha azını oluşturan ve cerrahi tedavi şansı olan “çok sınırlı” olgularda kullanılmaktadır.

    Uluslararası Akciğer Kanseri Çalışma Örgütü tarafından gerçekleştirilen projede KHAK için incelenebilecek uygun olgu sayısı 12.620 olarak tespit edilmiştir. Bu olguların 4532'si sadece sınırlı ya da yaygın hastalık olarak gruplandırılmıştır. TNM evrelemesi için 8088 olgu uygun olarak bulunmuştur. 3430 klinik M0 olgu klinik TNM verisi için, 343 olgu ise patolojik TNM evrelemesi için uygun olarak değerlendirilmiştir. Projede incelenen olguların çoğu sadece klinik olarak evrelendirildiği için sonuçlar klinik evrelendirme üzerinden verilmiştir 17,18.

    T tanımlayıcısı
    Olguların T kategorisi arttıkça progresif olarak yaşam süreleri azalmaktadır. Klinik T1 olgular, klinik T2 olgulardan istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha uzun yaşamıştır (Tablo 14) 17.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 14: T1-T4 M0 (Herhangi bir N) KHAK’li olguların yaşam süreleri

    N tanımlayıcısı
    Çalışmaya alınan olguların içinde klinik N0 ya da N1 tümörlerin yaşam süreleri, N2 ve N3 tümörlerden daha iyi olarak bulunmasına rağmen N0 ile N1 tümörler arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (Tablo 15) 17. Ancak olgu sayıları yeterli olmadığı için ipsilateral ve kontralateral lenf nodları bulunan olgular arasında yaşam süreleri açısından fark olup olmadığı belirlenememiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 15: N0-N3 M0 (Herhangi bir T) KHAK’li olguların yaşam süreleri

    TNM evrelemesine göre KHAK'li olguların yaşam süreleri
    Lenf nodu ve metastaz evreleme sistemine göre olgular değerlendirildiğinde Evre IA ile Evre IIA ve Evre IB ile Evre IIB olgularının yaşam sürelerinin benzerlik gösterdiği dikkat çekmektedir. Bu durumun Evre IA, IIA, IB ve IIB içinde yer alan T tanımlayıcılarındaki farklılıklardan (T1-T3) kaynaklandığı düşünülmektedir (Tablo 16) 17. Ayrıca plevral efüzyonlu KHAK'li olgular incelendiğinde, bu olguların yaşam sürelerinin efüzyonu olmayan sınırlı hastalık olguları ile yaygın hastalığı olan olgular arasında yer aldığı görülmüştür. Plevral sıvı sitolojisi incelenen olgu sayısı az (68 olgu) olmasına rağmen yapılan değerlendirmede pozitif sitolojiye sahip sınırlı hastalıklı olguların yaşam sürelerinin yaygın hastalığı olan olgulardan daha iyi olduğu saptanmıştır 17.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 16: TNM evrelemesine göre KHAK’li olguların yaşam süreleri

    Yapılan değerlendirmeler sonucunda TNM evreleme sisteminin sınırlı hastalık grubunda farklı prognoza sahip alt grupları ortaya koymaya yarayabileceği düşünülmüştür. Bununla birlikte, TNM evreleme sistemi evre I, II ve III'de uygulanacak tedavi şeklini değiştirmeyeceği düşünülmektedir. Burada tek istisnai durum N3 supraklavikular lenf nodu tutulumunun tek taraflı ya da bilateral olup olmamasıdır. Çünkü supraklavikular lenf nodlarının radyoterapi alanı içine alınıp alınmaması konusu hala tartışmalıdır. Sonuç olarak, projeye alınan tüm olguların yapılan değerlendirilmeleri sonucunda IASLC, KHAK'li olgularda TNM sisteminin kullanılmasını önermektedir. Özellikle sınırlı hastalık grubunda hem cerrahi tedaviler hem de radyoterapi uygulamaları için TNM sisteminin uygulanmasını yararlı olacağı düşünülmektedir 17.

    Teşekkür
    Çalışma Grubumuz adına böyle derlemeyi hazırlama görevi vererek beni onurlandıran ve yazının oluşmasında önerileriyle katkıda bulunan Akciğer ve Plevra Maligniteleri Çalışma Grubu Yürütme Kurulu Üyeleri Sedat Altın, Hülya Bayız, Sevin Başer, Tuncay Göksel, Metin Görgüner ve Pınar Yıldız'a teşekkürü borç bilirim.

    Çıkar Çatışması
    Yazar, herhangi bir çıkar çatışmasının söz konusu olmadığını bildirmişlerdir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Ferlay J, Bray F, Pisani P, Parkin D. GLOBOCAN 2002: Cancer incidence, mortality and prevalence worldwide. Lyon, France: IARC Press; 2004.

    2) Spiro SG, Porter JC. Lung cancer-Where are we today? Current advances in staging and nonsurgical treatment. Am J Respir Crit Care Med 2002;166:1166-96.

    3) Türk Toraks Derneği, Akciğer ve Plevra Maligniteleri Çalışma Grubu. Türkiye'nin akciğer kanseri haritası projesi, 2005 (Proje Koordinatörü Tuncay Göksel'den alınan yayınlanmamış veri).

    4) Denoix PF. Enquete permanente dans les centres anti-cancereux. Bull Inst Natl Hyg 1946;1:70-5.

    5) Mountain CF, Carr DT, Anderson WAD. A system for the clinical staging of lung cancer. Am J Roentgenol 1974;120:130-8.

    6) Mountain CF. A new international staging system for lung cancer. Chest 1986;89:225S-33.

    7) Mountain CF. Revisions in the international system for staging lung cancer. Chest 1997;111:1710-7.

    8) Groome PA, Bolejack V, Crowley J, et al. The IASLC lung cancer staging Project: Validation of the proposals fort he revision of the T, N, and M descriptors and consequent stage groupings in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2007;8:694-705.

    9) Sculier JP. Staging of lung cancer. In: Spiro Sg, Huber RM, Janes SM (eds). Lung Cancer. Eur Respir Mon 2009;150-68.

    10) Detterbeck FC, Boffa DJ, Tanoue LT. The new lung cancer staging system. Chest 2009;136:260-71.

    11) Rami-Porta R, Ball D, Crowley J, et al. The IASLC lung cancer staging Project: Proposals fort he revision of the T descriptors in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2007;7:593-601.

    12) Rusch VW, Crowley J, Giroux DJ, et al. The IASLC lung cancer staging Project: Proposals fort he revision of the N descriptors in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2007;7:603-12.

    13) Rusch VW, Asamura H, Watanabe H, et al. The IASLC lung cancer staging Project: A proposals fort a new international lymph node map in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2007;4:568-577.

    14) Postmus PE, Brambilla E, Chansky K, et al. The IASLC lung cancer staging Project: Proposals fort he revision of the M descriptors in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2007;8:686-93.

    15) Zelen M. Keynote address on biostatistics and data retrieval. Cancer Chemother Rep 1973;4:31-42.

    16) Stahel R, Ginsberg R, Haveman K, et al. Staging and prognostic factors in small cell lung cancer: a consensus report. Lung Cancer 1989;5:119-26.

    17) Shepherd FA, Crowley J, Houtte PV, et al. The IASLC lung cancer staging Project: Proposals regarding the clinical staging of small cell lung cancer in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2007;2:1067-77.

    18) Vallieres E, Shepherd FA, Crowley J, et al. The IASLC lung cancer staging Project: Proposals regarding the relevance of TNM in the pathologic staging of small cell lung cancer in the forthcoming (Seventh) edition of the TNM classification for lung cancer. J Thorac Oncol 2009;4:1049-59.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Kaynaklar